Hakkında
Eylem Erdem Uğurlu

Merhaba,
Burada olduğunuz ve yolculuğumu merak ettiğiniz için mutluyum.
1978 yılında, birçok kültürün, dilin ve inancın iç içe geçtiği Mardin’de doğdum. Babam Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni, annem muhasebe öğretmeniydi. İki yaşımdayken babam siyasi nedenlerle tutuklandı ve bir yıl boyunca Diyarbakır Cezaevi’nde kaldı. Bu erken adaletsizlik deneyimi, gerçeğin yanında durma ve sessizliğe karşı ses yükseltme tavrımı derinden etkiledi.
1981’de İstanbul’a taşındık. Çocukluğumda yaşadığım cinsel istismar beni uzun yıllar sessizliğe mahkûm etti. Bu sessizlik, zamanla konuşmamın, şarkı söylememin ve yazmamın temel motivasyonuna dönüştü. Sanat, benim için yalnızca estetik bir ifade değil; iyileşmenin, hakikati dile getirmenin ve bağ kurmanın yolu oldu.
Müzik, çocukluğumdan beri en doğal ifade biçimimdi. Çapa İlkokulu, Fındıkzade Ortaokulu ve Şehremini Lisesi yıllarımda yer aldığım koroların ardından, Türk Folklor Kurumu Korosu ve Ruhi Su Dostlar Korosu’nda kolektif sesin ve kültürel belleğin gücünü deneyimledim. Aynı zamanda yazmak da hayatımın vazgeçilmez bir parçasıydı; şiirler, şarkı sözleri ve metinlerle kendimi var ettim.
Eğitim hayatım beni bir süre başka bir yola taşıdı. Marmara Üniversitesi İktisat-Ekonometri bölümünü birincilikle bitirdim, Sermaye Piyasaları ve Borsa alanında yüksek lisans yaptım. Bir süre bankacılık ve piyasa araştırma alanında çalıştıktan sonra, sanatsız bir yaşamın beni tamamlamadığını fark ettim. 2003 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’na girdim ve 2008’de bölüm üçüncüsü olarak mezun oldum.
Aynı yıl anne oldum. Çocuğum 10 günlük iken yaşadığımız büyük bir yangından mucizevi şekilde kurtulmamız, hayatımın yönünü kökten değiştirdi. Mezun olduğum konservatuvarda doktora programına başlayıp akademik kariyer yapmak yerine anneliği ve içsel bir yolculuğu seçtim. Oğlum beş yaşındayken başladığım terapi süreci, çocukluk travmalarımla yüzleşmemi ve sanat yoluyla iyileşmeye yönelmemi sağladı. Bu süreç, beni çocukları korumaya, kadınların ve çocukların sesini duyurmaya odaklanan bir sanatsal ve toplumsal duruşa taşıdı.
2015 yılında ailemle birlikte karavanla çıktığımız ve 40’tan fazla ülkeyi kapsayan yolculuk, dünyaya bakışımı derinleştirdi. Bu deneyim, müziğime ve anlatıma güçlü bir ilham kaynağı oldu.
2017 yılında kızım dünyaya geldi ve oğlumla başlayan içsel yolculuğum kızımın sayesinde hızlandı. Çocuklarım hem sanatsal üretimlerimin ilham kaynağı oldular hem de geleceğe ses bırakma isteğimin temel nedeni…
2019’da ilk teklim “Annem” yayımlandı. Ardından gelen şarkılarım ve 2021’de yayımlanan “Yola Çıkmak” albümü, kişisel iyileşme sürecimin müzikal anlatıları oldu. 2024’te ikinci albümüm “Boşluk” yayımlandı. Yedi albümlük “Yolculuk” projemin üstünde çalışmaya devam ediyorum. İlk çocuk kitabım “Yola Çıkmak (Nesin Yayınları)”, 2023’te ikinci baskısını yaptı.
TEDx İzmir Women’da yaptığım “Suçum Yok” konuşması, çocuk istismarı ve toplumsal empati üzerine yürüttüğüm çalışmaların önemli duraklarından biri oldu. Müziğim; insani yardım kampanyalarında, kadınlar ve çocuklar için yürütülen projelerde yer aldı.
2020 yılında eşimle birlikte bağımsız sanat platformu “Yolcu Sanat’ı kurduk. Bugün müzik, edebiyat ve savunuculuğu bir araya getiren üretimlerimi bu çatı altında sürdürüyorum. Üniversiteler, kültür kurumları ve sivil toplum kuruluşlarında konuk sanatçı ve konuşmacı olarak yer alıyor; sanatın iyileştirici gücünü özellikle travma yaşamış kadınlar ve çocuklarla paylaşmayı sorumluluk olarak görüyorum. Bu çalışmalarım 2024’te Yaşam Boyu Öğrenme Ödülü, 2025’te Yılın Rol Modeli ve Umut Olan Sanatçı ödülleriyle onurlandırıldı.
Sanat aracılığıyla iyileşme, dayanıklılık ve bağ kurma dilini uluslararası bir alanda büyütmek, çocuk kitaplarımı İngilizce yayımlamak, atölyeler ve disiplinler arası projeler üretmek için çalışmalarıma devam ediyorum.
Yazdığım her şarkı ve her metin şu inanca dayanır:
Sanat, sessizliğin yok ettiği şeyleri onarabilir.
Ben, sessizlikten söze; acıdan yaratmaya giden bu yolculuğun yolcusuyum. Kişisel bir hikâye olarak başlayan şey, artık kolektif bir yolculuğa dönüştü. Yol arkadaşım olduğunuz için teşekkür ederim.